Hakkımızda

hakkimizda

Hakkımızda

Adım Mustafa kuş..
Sinop’un Boyabat ilçesinde oturuyorum..
Yaşım 24 ilahiyat fakültesi mezunuyum ve şuan Türk dili ve Edebiyatı okuyorum hobilerim arasında ne var derseniz yapamazsın denilen şeyleri yapmak,
Neden böyle dedim biliyor musunuz? Hep imam gözüyle baktılar bana, imamlıktan başkasını yapamazsın dediler boş ver dediler. Sinir oldum Stave jobs Apple’ı yaptıysa ben Müslüman olarak niye bir şeyler yabamayım dedim hayallerimi başardım… Dergi yapamazsın dediler 1 haftada gece gündüz uyumadım photoshop öğrendim ve dergi yapımını öğrendim… Sürekli kitap okuduğum için dergideki yazıların çoğunu araştırarak kendim yazdım… İki hafta uykusuz kaldım… Sıradan bir kişi olarak görenler dergiyi çıkarınca bir suratıma birde dergiye baktılar. Nasıl yaptın? Dediler…

Sadece dergi değil teknolojiye de ilgim yüksektir. Bir bilgisayarı söküp takabilirim yazılımlarıyla oynaya bilirim bilgisayar ve mobil işletim sistem yazılımlarında hataları giderebilirim… Sorunları düzeltebilirim… Peygamber aşığıyım… Teknolojiyi İslami yönlü kullanma tarafındayım…
Bu güne kadar çok yer gezmedim ve hiç büyük şehre gitmedim yaşım 18 olana kadar,

İmam hatipten çıkınca İstanbul’a gitmeye karar verdim.
Değişik yerleri görmek ve Eyüp’ü gezmek istedim vs vs…

Buralar da alışık olmadığım şeyleri orada ilk defa gördüm değişik değişik örtüler parkta sevgilileri ile öpüşmeler… Gülhane, sokaklar, parklar… Gençtim ama bana bunlar o kadar acımasız ve gaddarca geldi ki İstanbullun göbeğinde Avrupa’dayım zannettim kendimi… Utandım sıkıldım hırs yaptım 18 yaşındaydım belki çok abartı gelebilir ama gece uykularım bile kaçtı bu manzaralar karşısında…

İstanbul’un her yerini tek başıma gezdim her yer öle değildir belki diye…

Sayayım size Samandıra Sarıgazi Yakacık Sultanbeyli kartal Pendik Anadolu yakasından girdim  Taksim Şişli Beyoğlu levent fatih Eminönü Gaziosmanpaşa Moda gezdim elimde navigasyon cihazı ile ve tek.
Para hırsızı çokmuş paraları parçalar birini ayakkabı altına birini çorabın altına çok az cüzdana gömleğin cebine vs dağıtırım paraları, çalan olursa ortada kalmayım diye, malum İstanbul adım başı para.

Neyse İstanbul’u gezdim 4 ay ve beni en çok şu manzara şok etti Pierreloti mezarlığında Eyüp’te bir kızla bir erkek mezarların arasında ahlaksızca hareketler yapıyorlar sevişiyorlar öpüşende var bazıları da  içki içiyor.. Bunun içinde kapalısı da var açığı da…

İstanbul tesettürünü nerden alıyor acaba ayet göremiyorum da diyorum çevreme cevap alamıyorum… Haliç parkındayım Feshane başından girdim Minyatürk’e kadar gezdim koca parkı düşüne düşüne gözlemleye gözlemleye…

Sevgilisi ile öpüşen açığı mini eteklisi kapalısı başı acayip bağlı kızlar-kadınlar gördüm… Ezanların sesi bu manzaralar karşısında boğuk çıktığını hissettim… Kimse ezanı duymuyordu bile… Hakkın davetine kulak asmıyordu herkesi dünya hevesi sarmıştı…
Müslüman olanın içinde bir sızı yoksa bu durum karşısında, orada şöyle bir durmak lazım. Sokaklar değişmiş gülücükler sahte selam verene saf gibi bakmalar tanımadığın insanlara selam vermek ayıp karşılanıyor artık.. Açık gezenler sevgili edinenler, el ele kol kola tesettürlü kızlar cadde aralarında geziyorlar.

”Müslümanın derdi ile dertlenmeyen bizden değildir.” hadisi şerifi geldi aklıma. ..

Bu durum karşısında ne yapabilirim diye düşündüm ve bu olayları kaleme aldım…
o sıralar kitap hayallerim vardı yazar olmak istiyordum maddi imkansızlıklarım yüzünden sadece hayalde kaldı kitap çıkarmak geleceği de ALLAH bilir.

Herkes facebookta olduğu için facebook açtım bu aklıma geldi insanların başına aldığı o örtü bez parçası değil ayet, Ve ayetin gereği ise sorumluluktur diye düşündüm…

Eğer örtün varsa başın kapalı ise yolda yürümenden tut namazın İslam’ın her kaidesi aklına gelir.  Çünkü tesettür İslam’ı temsil eden yegâne örtüdür. Eğer ki tesettürü şıklığa uyarlamaya çalışmak istiyorsan başındaki örtüyü bir kenara yavaşça bırak ve mankenliğe git DEMEK HAYKIRMAK GELDİ İÇİMDEN Ama bu yöntem değildi…, Çünkü tesettür çekicilik malzemesi değil!! FARZ bir emirdi..
Yazılarımla anlatmayı hedefledim… Ve başardım da Ünlü moda firmalarına savaş açtım tehtit mailleri aldım korktum mu? Hayır!!!

Ve şunlar sokağın gerçeğiydi.. Tesettür ile Seksi ve çekici olma peşindeler Müslüman kadınlar. Bunu bariz bir şekilde görmek mümkündü.  Tesettür ile şık olma peşindeler bazı tesettür görünümlü kamuflaj sahipli şahıslar. Saklandıkları örtünün ayet değerinde bir elmastan daha değerli olduğunu unutmuşlar.

Sokağa çıkarken artık mini etekli kadınlar o kadar dikkat çekmiyor.

Yüzü gözü boyalı aklı havalı biraz Müslüman biraz Avrupalı tesettürlü kişiler sanki hu hu ben buradayım diyor…

Şehvet için yarış var gibi başını kapatan sadece başörtüsü ile bu vazifeyi yaptım zannediyor. Dar Streç pantolon göğüslerini kalçalarını sıkan şeytan kıyafetiyle güzelleştik zannediliyor… Bir Müslüman gözüyle bakınca midesi bulanıyor insanı. Artık bu tür şeyler olağan karşılanıyor ve sokakların artık vaz geçilmezlerinden. İnsanlığa karşı sokakta kendini satılığa çıkarmaktan başka bir şey değildir bu. .

Erkekler beğensin herkes bana baksın diye ayna karşısında saatlerce süsleniyor. Dışarıya böyle çıkmak kusura bakmayın ama erkeklerin göz zevkine bedenini iffetini namusunu satılığa çıkarıp pazarlamaktır… Bakan erkeklerde Müslüman şuuru taşımadığı sürece Ahlaksızın önde gidenidir…

Sen satılık değilsin Müslüman kadın, sokaklara özenme, sokaklar sana özensin, çünkü sen, Cennet ayaklarının altına konan yüce bir değere sahipsin.

….

Eğer açıksan akılda acaba bu namaz kılıyor mu diye şüphe duyarsın. Ya da açık insanın Müslüman mı yoksa Hristiyan mı olduğunu anlayamazsın kimi zaman. Turist sandığım bile oldu, Müslüman kadının farkını bir kere daha anladım kıyafeti onun kimliği…
‘’Kim bir kavme benzemek isterse oda ondandır’’ hadisi şerifi geldi aklıma cadde aralarında gezerken.
Hristiyan’da açık Yahudi kızı da , Müslüman kadının bunlardan bir farkı vardı bu gezilerim ve gördüklerim sırasında, tek bir farkı vardı gerçekten oda örtüsüydü.. Gezince bakınca insanın iç dünyasını yüzünden anlayabiliyorsun, Palyaço gibi kapalılar, mini etekli açıklar insanın çıldırası geliyor…

Örtünmek bir nevi kabullenmektir…
İslam’ın koyduğu kuralları doğru bir şekilde kabullenmek…

Büyük şehirde gezmek bana iyi geldi şuurum arttı. Bazı şeyleri anladım ve bir gerçeği gördüm…
Bozuluyoruz…. Okumadığımız için kendi dinimizi, bozuluyoruz… Hayatımız batı eksenli dudağımız Müslüman…
Diyeceksiniz ki hiç mi gerçek tesettürlü görmedin?
Elbette var gerçek tesettürlüler yok değil ama olumsuz tarafı daha ağır basıyor. Bunu görüp gezince anlayacaksınız zaten..

Sokakta sanki modacıların gönüllü mankenleri geziyor Müslüman kızlar kendi aralarında kıyafette modada yarış içindeler..

Tesettür ile veya açık Hem şık hem cazibeli hem de çekici olma savaşı var…

İstanbul gibi evliya kentinin, maneviyatından yoksun bir neslini gördüm sokaklarda ve öyle görüyor ve öyle yetişiyor, İstanbul ilim irfan diyarı bunu da gördüm, İstanbul bir hazine ama bu hazineden bihaber insanlık var.
Dergilerimi satamamamda en büyük üzüntü kaybı oldu benim için…
Ama indirmeye online okumaya açtım amacım zaten çıkar değildi ki… İndirin bastırın dedim helal ettim hakkımı…
İşte kardeşlerim hakkımda olan bitenlerin çok az özeti burada..

ALLAH RAZI OLSUN…
____________
MUSTAFA KUŞ